22 Eylül 2015 Salı
Hadi canım
Evlilik (aile kurmak, farklı ailelere katılmak) bana egoların savaşı gibi gelmeye başladı. Sorunların geneline baktığınızda 'sayılmak' ve karşınızdaki insanı 'kabullenmek' üzerine olduğunu görürsünüz. Evlendiğinde sadece eşinle değil onun ailesiyle de evleniyorsun demelerinin sebebi de bu bence. Kendi aralarında çok iyi anlaşan çiftlerin aileleriyle ilgili mevzularda tartıştıklarını görebiliyoruz. İş gene dönüp dolaşıp sen benim annemi/babamı saymıyorsuna geliyor. Anne baba açısından ise, kendi değer yargılarıyla, kendi kafalarında kurdukları olması gereken gelin/damat formuna sizi oturtamadıkları için, yaptıklarınız onları saymamak/ onları kabullenmemek/ onların varlığını göz önünde bulundurmamak anlamına gelebiliyor -sizin aklınızdan hiç öyle şeyler geçmemiş bile olsa- . İnsanın biricik varlığı kendisidir. 'Çocuğu için kendini feda etmek' genele uyarlanabilecek bir deyim değildir. Annelerin/ babaların çocuklarını evlendirdikten sonraki tutum ve davranışlarını gözleyin. Kaç anne/baba çocuğum mutluysa gelin/damat beni 'saymasa da olur, ben hiçliğe razıyım' diyebilir. (Buradaki sayılmamak anne/babanın kendi değer yargılarıyla ilgilidir, sizin değer yargılarınızla ilgili değil, yani size göre normal gelen onlara normal gelmeyebilir ve sözleriniz, davranışlarınız 'sayılmama' duygu ve düşüncesiyle yorumlanabilir.) Sizce insanın 'hiç'liği kabullenebilmesi bu kadar kolay mıdır? Zaten tüm kavgalarımız bu duyguyu içimizden söküp atmak ve var olduğumuzu duyurabilmek için değil midir?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder