6 Mayıs 2015 Çarşamba

Suriyeli çocuklar

Trafikte veya herhangi bir yerde bu çocukları gördüğümde içim sızlıyor. Savaş, göç ve hayatta kalma mücadelesiyle boğuşmak için çok küçük değiller mi?? Zerre kadar suçlarının olmadığı bir savaşın en mağdurları olarak ülkemize sığınmış binlerce çocuk. Ve yaşadıkları travmaları hiçe sayarak dışlayıcı gözlerle ve hareketlerle mağduriyetlerini bir kat daha artıran sözüm ona 'komşuları'. Bugün dolmuşta eve gelirken Suriyeli çocuklar da bindiler. Cık cık sesleri ve kötü kötü bakışlar arasında. Kendi aralarında biraz da gürültü şekilde (evet dolmuşta telefonda iki saat bıdı bıdı yapan, arkadaşlarıyla kahkalarla gülen ergenlerimiz yok tabi bizim) konuşuyorlardı. Teyzenin teki şu an tam cümleyi hatırlayamasam da çocukları konuştukları için feci şekilde azarladı. Yankı yapacak kadar bağırdı. Kadının öfkesi gürültüden değil onların aramızda olmalarından tabi. O an çıkıp benim de o teyzeye 'Ne bağırıyon çocuklara kadın? Sen de savaş mağduru ve göç etmiş olsan, yiyecek iki lokma ekmeğin olmasa ne yapardın?' diye bağırasım geldi ama böyle bir çıkışın kimseye faydası olmayacağını düşünerek sustum. Üsturuplu bir şekilde uyarabilirdim belki ama onu da yapamadım. Kendi hüznüme ve öfkeme boğulup sustum. Suriyeli çocuklar meselesi oluk oluk kanayan bir yara bence. Bu çocuklar, bu hayatlar ne olacak? 
Sorumlu muyuz peki? Evet. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder